Gösteri Toplumundan Rahatsızız

İçinde bulunduğumuz çağ; küreselleşmenin doruk noktalara çıktığı, tek tip insan modelinin farklı kültürler arkasına perdelenerek meşruiyet sağladığı, rekabetin, bireyciliğin, konformizmin ve kariyerizmin zihinlerimizi kapladığı bir zaman dilimi olarak karşımıza çıkıyor. Sözün kıymetinin bilinmediği bir düzen sürüp gidiyor. İnsanların birçoğu neyi neden söylediği ile ilgili o kadar az kaygı taşıyor ki, kelimeler Devamı…

Bu Tabloya Mahkûm Değiliz

Siyasilerin kullandığı, aslında basit bir yöntem vardır; işaret parmağıyla ufku gösterip “düşman orada” der ve bunu birçok yere uyarlar. Düşman üretir, tarafgirlikler, çatışmalar üretir; üretir ki halk kendisine mahkûm olsun ve arkasında dursun. Bu basit yöntemi Dünya’nın her yerindeki yerel yönetimlerde ve küresel çapta emperyal odaklarda görmekteyiz. Gören gözler için Devamı…

İslam’ın Kurban Edilmesinden Rahatsızız

İslami değerleri/aidiyetleri/kavramları, emellerini ve iktidarlarını meşrulaştırmak için pervasızca kullanıp kirletmekte olan, nefislerinin arzularına kurban eden muhtelif yapılar karşımızda öylece durmaktadır. İzzetbegoviç’ten referansla: “Sahte para, kendi değerini hakiki paradan alır.” Dinden beslenerek, onu yedeğine alıp araçsallaştırarak belli hedeflere varmaya çalışan insanlar her daim olmuştur. Tarihteki en büyük suiistimaller dine karşı yapılmıştır. Devamı…

Korku Atmosferinden Rahatsızız

Korku mantıktan daha güçlüdür, mantıksız ve ahlaksız da olsa insanoğlu korku içerisinde (iştirak etmese de) işletilen haksızlıklara sessiz kalabiliyor. Hayat içinde genellikle korkularla karar verip hareket ederiz. Korkularımızı yenip özgürleştiğimiz ölçüde insanlığımıza ulaşabiliriz. Bir propaganda aracı olarak spekülatif korkular toplumun her kademesine içten içe yayılır ve bu korkulardan “halkı” koruyacak Devamı…

Rahatsızız…

Rahat olmak için hiçbir nedenin olmadığı bu vasatta, maalesef rahatsızlıkları dillendiren pek olmadığı, olanlar da bir bütün halde hareket edemediği için bunları belirtme ve bir çağrı yapma ihtiyacı hissettik. Bu girişten sonra her hafta farklı bir mevzuyu ele alarak hangi gerekçelerle neden ve niçin rahatsızız, kısa kısa ifade etmeye çalışacağız. Aslında Devamı…

önce , Mustafa tarafından

Çağrımızdır

Bu bir çağrıdır… Haykırış, çırpınış, arayış iradesidir… Haksızlıklara haykırma ihtiyacı hisseden, Keyfilikleri, bayağılıkları, tıynetsizlikleri benimsemeyen, Toplumun paranoyaklaştırılıp karakterinin bozulmasından, Ahlaki yozlaşmadan rahatsız olan, Adalet ve Hak arayışında olanlara bir çağrıdır. İçerisinde debelendiğimiz bataktan çıkmaya dair; İslami bir bütünlüğü, birlikteliği, zemini yakalama gayretidir. İslami değer ve kavramların pervasızca kullanılmasından, muktedirlerin emellerine Devamı…

Hevesinizi aldıysanız aslımıza rücu edelim

Zalimlere/zulme karşı öfkeni diri tutmazsan bir gün sıcacık kuştüyü yataklarda onlar gibi olmuş buluverirsin kendini. Ahdimize nankörlük edince Aliya İzzetbegoviç’in de dediği gibi “Savaş, ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir” tecelli eder. Bir dönem ölümlerin korkutamadığı bizler için en beter akıbet olan zillet içinde yaşamaya giderek alışıyoruz. Tek bir mazlumun, bir Devamı…