Evet… Tehdit Dili, Anadolu’nun Temiz Yüreklerini Dize Getiremez

Duyduk ki; “Ekonomi kötü” diye cümle kuran kişi ve kurumlar soruşturmaya alınıp baskılanacakmış, sosyal medyada dillendirenler “kötü gidişattan bahsedenler dış mihrakların ekmeğine yağ sürer” sığ mantığıyla hain olarak yaftalanacakmış… “Ekonomi iyi” deyince iyi mi olacak, bilmiyoruz ama bizler ekonominin kötü değil, berbat hatta batak olduğunu söylemeyi ve aslında herkesin ayan beyan gördüğü bu gerçek karşısında çözüm bulma gayretinde olmayı üzerimize borç biliyoruz…

Ortada bir dış müdahale ve manipülasyonun olduğu aşikâr, ABD’nin iç ve dış politikalarının gereği olarak Türkiye üzerine oynadığını çocuklar bile görmekte, ekstra çıkıp orada burada bunu dillendirmeye, hamaset nidaları atmaya, meseleyi çarptırmaya gerek yok. Gelinen noktada nedenlerine, kimlerin bu oyun alanını açtığına ve nasıl bu sıkıntılardan kurtulunacak bunları konuşmalıyız zannımızca…

Sizin ekonominiz güçlü olursa, üretim/istihdam/ihracat hepsi yerine oturmuş olursa, dışa bağımlı değilseniz kimse bir operasyon yapamaz. Burada sıkıntı ekonominin dışarıdan müdahaleye açık hale getirilmesi, bu kimin suçu? Salt çıkar ekonomisi, israf ve tüketim ekonomisi üzerine kurulu iseniz o da oynar bu da oynar şu da oynar.

Başta bu zafiyetli, zayıf, manipülasyona açık zemini doğuran faktörleri tespit etmek lazım ki, yarın tekrar aynı hataları yapmayalım. 15 yıldır liberal ekonomik politikalarla ülkeyi tamamen serbest piyasa ekonomisine açıp genel olarak piyasayı bunun üzerine kurgularsanız, ahaliyi kapitalistlerin eline kurbanlık koyun gibi teslim edip, kim kimi ezerse anlayışıyla yönetirseniz. Kapital sistemin ağa babası da gelir ezer (gariban fertleri boş verin) koca ülkeyi de ezer geçer.

Devamla, 15 yıldır günü kurtarayım mantığıyla özelleştirmeler misali, kısa vadede karlı ama uzun vadede zararlı işler yaparsanız. Milli servet namına ne varsa taşa toprağa gömerek her yere beton bloklar dikerseniz. Yanlış tarım politikalarıyla çiftçiyi öldürürseniz, saman/mercimek/patates gibi bahsi geçtiğinde şaka zannedilen ürünleri dahi ithal edersen/etmek zorunda kalırsan. Ahaliyi kırsalda bir hayat sürmeye sevk etmek yerine, kontrolsüz şehirleşmeyle kentlere doldurursan. Sanayiyi salt montaj üzerine kurgularsan; elektronik beynini, motorunu dışarıdan getirip, demirden oluşan kapısını kulpunu kaportasını monte eden, tabiri caizse işin ameleliğini yapan/yaptırılan bir anlayışta olup, çıkıp birde sanayi gelişti diye utanmadan haykırırsan. Yanlış dış politikalarla devasa ekonomik ek maliyetler doğurursan, birileri gelir sırf havayla dolu balonunu patlatır…

Siz gölge etmeyin, bu toprakların cefakâr ahalisi bu sıkıntıları da göğüsler/kaldırır/halleder amma velâkin çoğu hususta yaptıkları gibi müsebbiplerini göz ardı ederlerse asıl o vakit sıkıntıya düşecektir ahali, kendileriyle birlikte görenleri de düşüreceklerdir…

Hayat dahilinde gerçekleri görüp doğru okuyup doğru tanımlamak icap eder, ki doğru çözüm önerisi getirip sorunları çözebilelim. Hülyalarla, hamasetle, tehditlerle gerçeklerin üstünü örterek bir yere varamayız. Yarın bu topraklarda yiyecek bir lokma ekmeğe muhtaç konuma gelebilir, daha çıkartmadığımız madenlerimizi dahi borç mukabili kaybedebilir, muhtaç kalan kişinin başvurması doğal olan gayri ahlaki yollara meyletmesine yol açabilir, birbirimizin yüzüne dahi bakamayacak noktaya gelebiliriz ve bunlar içten bile değil…

ABD’nin düşman olduğunu yeni mi anladınız (ki daha dün, “askeri anlaşmalarımızda hiçbir aksama yok” diye övünü övüne basın açıklaması yapıyor yetkili ve yetkin olduğunu iddia eden şahıslar), büyük şeytan geçmişte de düşmanımızdı/bugünde/gelecekte de olacaktır. Bizlere düşen açık düşmanımızdan ziyade aramızdaki ahmakları bulup kurtulmaktır, daha sonrasında da aynı hataları yapmamaktır.

Son 2 aydır ABD’ye karşın, tehdit diliyle konuştuğu için şiddetli eleştiriler serdediyor yetkililer, (anlaşırız diye) adamlar konuştuğunuz ve anladığınız dilden konuşuyor bunda ne var ki. Bu iktidar, varlığını korku ve tehdit üzerine inşa etmiş bir iktidardır. Amerika’ya karşı haykırdığı gibi, Anadolu topraklarının temiz evlatlarını tehditle diz çöktüremezsiniz, susturamazsınız, baskılayamazsınız…

Biz ve gibilerimiz gerçekleri, yapılan haksızlıkları, yanlışlıkları âcizane görebildiğimiz ölçüde söylediğimiz için geçmişte bu tür sığ mantıksızlıklar yüzünden birbiriyle tezat ve saçma birçok yaftaya maruz kaldık. Şimdi de kıt akıllarıyla yürüttükleri düz mantıkla vardıkları çıkarımlara göre “ekonomi kötü, diyen ABD’nin ekmeğine yağ sürmüştür, bunları desteklemektedir, haindir.” gibi abes düşüncelerle, Amerikancı olarak bile yaftalanabilir hale geldik…

Gerçeklere gözümüzü kapayarak, kafamızı kuma sokarak, olan ve olacakları görmezden gelerek kendisinin karlı olduğunu düşünen veya bu cendereden kurtulacağını zanneden varsa bilemiyoruz ama bizce bu tek kelimeyle ahmaklıktır.

Bu ilkesiz, çıkarcı, banel anlayışlar kaybettiriyor bizlere, daha da çok kaybettirir…

Saygılar sevgiler…

Posted in Genel