Rahatsızız…

Mustafa tarafından tarihinde yayınlandı

Rahat olmak için hiçbir nedenin olmadığı bu vasatta, maalesef rahatsızlıkları dillendiren pek olmadığı, olanlar da bir bütün halde hareket edemediği için bunları belirtme ve bir çağrı yapma ihtiyacı hissettik.

Bu girişten sonra her hafta farklı bir mevzuyu ele alarak hangi gerekçelerle neden ve niçin rahatsızız, kısa kısa ifade etmeye çalışacağız.

Aslında “rahatsızlık” muzdarip olduğumuz kişi, akım, olay ve olguları ifade etmeye yetmez… Daha da açarsak; bizleri umutsuz, mutsuz, huzursuz eden, özellikle gençlerin zihinlerini kirleten, ahlakını, karakterini bozanlardan iriti oluyoruz, midemiz bulanıyor.

Salonun ortasında kocaman bir fil var, kimse görmüyor. Ülke bataklığa batmış, uçuruma sürükleniyor, ekonomik krizin hemen eşiğinde dururken, ahlaki yozlaşmanın hat safhasında, kişilik yoksunu bir topluluk haline gelmişken, kendi sonundan ziyade cümbür cemaat telafisi zor zararlar açacağı aşikar olan bu tablo karşısında, “bu işte bir yanlışlık var” diyecek kayda değer bir ses çıkmıyor/çıksa da türlü desiselerle sesi kısılıyor. Bu abes durumda karşı sesi boş verin, ahali sanki büyülenmiş gibi akı kara/karayı ak, gündüzü gece/geceyi gündüz, doğruyu yanlış/yanlışı doğru görüyor ya da böyle görmek işine geliyor. Bunu sadece korkuyla ifade etmek yetmez, bu bir sirk! Hepimiz kocaman bir sirkte yaşıyoruz ve büyülenmiş gibi izliyoruz… Çırıl çıplak bir kral karşımızda duruyor, yapılması gereken aşikar…

Kendisini rahatsız hisseden, rahatını bozmak isteyen, rahatları ve rahatsızlık veren odakları rahatsız etmek isteyen kişileri birlikteliğe, birliktelik ortamları oluşturmaya davet ediyoruz…

 

 

 

Kategoriler: